Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ve istekleri erteleyememe yani dikkati ve aktiviteyi düzenlemede şiddetli kronik problemlerle karakterize edilen bir psikiyatrik bozukluktur. Çocukluk döneminin en yaygın ve en çok araştırılan psikiyatrik bozukluklarından biri olarak kabul edilen DEHB, okul çağı çocuklarının % 2-12'sini etkilemektedir. Yaşamın ilk yıllarında yedi ya da sekiz yaşından önce ortaya çıkan DEHB yaşam boyu devam edebilmektedir. DEHB’li çocukların sadece dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, dürtüsellikle ilgili alanlarda değil; hem akademik becerilerde hem de sosyal becerileri içeren alanlarda da yoğun problemler yaşadıkları görülmektedir. Bu problemler kişinin günlük, akademik ve iş yaşamını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

DEHB’in temel belirtileri nelerdir?

DEHB’nin belirtileri bireyden bireye farklılık göstermekle birlikte temel olarak çocuklarda gözlemlenen sorunlar benzerlik göstermektedir. DEHB ile ilgili belirtiler; hiperaktivite (motor aktivitelerde artış), dürtüsellik ve dikkat eksikliğidir. DEHB; dikkat eksikliğinin baskın olduğu, hiperaktif-dürtüselliğin baskın olduğu, her iki türün karışımından oluşan üç ayrı türden oluşmaktadır.

Dikkat eksikliği

Dikkati odaklama problemleri DEHB’de en sık karşılaşılan sorun olarak kabul edilmektedir. DEHB’li çocuklarda yaş, zekâ ve gelişim seviyelerine uygun olamayan bir şekilde dikkat eksikliği görülmektedir. Örneğin okulda dikkatlerini toplamada, yönergeleri izlemede, ders sırasında not tutmada ve ödevlerine gerekli özeni vermede güçlük yaşayabilmektedirler. Anne ve babalar, çocuklarında dikkat eksikliği ile ilgili belirtileri gözlemlediklerinde “dinlemiyor gibi görünüyor”, “kendisine verilen görevleri bitirmede başarısız oluyor”, “hayallere dalıyor”, “kafası karışık veya bulanık gibi görünüyor”, “odaklanamıyor” ve “henüz bitirmediği bir etkinlikten bir başka etkinliğe geçiyor” gibi ifadelerle tanımlanmaktadır.

Hiperaktivite

Hiperaktivite, klinikte motor etkinliğin çocuğun bulunduğu yaş ve gelişim seviyelerine uygun olmayan boyutlarda olması olarak tanımlanır. Hiperaktivite sorunu olan çocuklar yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında, enerjileri hiç bitmeyecek gibi görünmektedirler. Ebeveynler ve öğretmenler hiperaktivite açısından gözlemledikleri çocukları hoşnut olmayan, yerinde duramayan, gereksiz kaba motor hareketler yapan çocuklar olarak tarif etmektedirler. Bu hareketler çocukların sorumlu oldukları görevlerle ilişkili olmamakta ve gözlem yapan kişiler tarafından çocuğun yaptığı hareketler anlamsız olarak nitelendirilebilmektedir. Ebeveynler ve öğretmenler bu hareketleri, anektotsal olarak, “her zaman ayakta ve bir yerlere gidiyor”, “aşırı şekilde konuşuyor”, “sık sık mırıldanıyor veya acayip sesler çıkarıyor” ve “istenmeyen hareketler yapıyor” şeklinde tanımlamaktadırlar. DEHB’li çocuklara yönelik okulda yapılan gözlemler bu çocukların sınıfta sıralarından kalktıkları, izinsiz bir şekilde sınıf içerisinde gezindikleri, çalışırken durmadan kollarını ve bacaklarını hareket ettirdikleri, onlara verilen görevle ilgisi olmayan nesnelerle oynadıkları, sırasını beklemeden konuştukları ve olağan dışı sesler çıkardıkları yönündedir. Hiperaktivitesi olan çocukların bir kısmında vurma-saldırganlık gibi davranım bozukluğu belirlileri gözlemlenebilirken, çok önemli bir kısmında sadece hiperaktivite gözlenebilmektedir.

Dürtüsellik

Dürtüsel davranışlar, düşünmeden cevap verme ve söz kesme olarak tanımlanmaktadır. Ebeveynler ve öğretmenler bu hareketleri, anektotsal olarak, “sorulan soru tamamlanmadan yanıt veriyor”, “sırasını beklemede güçlük çekiyor”, “başkalarının sözünü kesiyor ya da oyunlarda araya giriyor” şeklinde tanımlamaktadırlar. DEHB’li çocukların dürtüsel davranışlarına yönelik yapılan gözlemler, bu çocukların, okulda okul kurallarına ve rutinlere uymakta zorluk çektikleri, düşünmeden hareket ettikleri ve kazalara daha meyilli oldukları yönündedir.

DEHB Olan Çocuklar Nasıl Tanılanır?

“DEHB’li çocuklar tanı ve uygun tedavi yöntemleri ile hayatta çok başarılı olabilirler.”

Aileden ve okuldan çocuğun gelişimi hakkında elde edilen bilgiler çocuğun ruhsal durumunun değerlendirilmesi, gereken tıbbi ve psikolojik testler uygulanarak tanıya ulaşılır. DEHB’de tanı koyma süreci; tıbbi muayene, psikolog ya da psikiyatrist tarafından yapılan bir klinik görüşme ve anne-baba/öğretmen tarafından yapılan (gözlemleri) davranış derecelendirmelerini içerir. DEHB’de sadece dikkat eksikliği hiperakivite-dürtüsellik gibi birincil belirtilerin değerlendirilmesi yeterli değildir, aynı zamanda davranışsal duygusal ve sosyal beceri alanlarında da değerlendirilmesi önemlidir.  DEHB olan çocukların değerlendirilmesi için kapsamlı bir sürece ihtiyaç vardır. Bu kapsamlı bir süreç; anne-baba ve öğretmenin derecelendirme ölçekleri uygulama ve toplamasını, öğrencinin ve ailenin değerlendirme için yönlendirilmesini, formal testlerin uygulanmasını, ev ve okul gibi ortamlarda çocuğun doğrudan gözlenmesini, aile ile görüşme yapılmasını ve verilerin birleştirilmesi ve karar verilmesi gibi basamakları içermektedir.

Değerlendirme Sürecinde İzlenen Basamaklara Nelerdir?

  • Ebeveyn ve çocukla görüşme

  • Aile öyküsünün de alındığı biyo-psiko-sosyal değerlendirme görüşmesi

  • Ebeveyn ve öğretmenin çocuk davranış değerlendirme ölçeklerini doldurması

  • Ebeveyn kendini değerlendirme ölçeklerinin doldurulması

  • Doğal ve klinik ortamlarda çocuğun doğrudan davranışsal olarak gözlenmesi

  •  Psikolojik testlerin uygulanması

  • Daha önce devam ettiği okul ve tıbbi kayıtların incelenmesi

  • Akademik sorunlar varsa, öğrenme güçlüğünü değerlendirilmesi, zekâ testi ve akademik başarı testlerinin uygulanması

  • Çocuğun standart muayeneden geçmesi ve nörogelişimsel tarama ile DEHB’ye benzer herhangi bir durumu varsa tespit edilmesi

  • Görme ve işitme taraması ve ek değerlendirmelerin yapılmasını,  dil ve konuşmanın değerlendirmesini içermektedir.

 

Size Önerimiz !!!

Eğer çocuğunuza DEHB tanısı koyulduysa özel eğitimciler, doktorlar hemşireler, psikologlarla konuşup daha fazla bilgi edinebilirsiniz. ÖGEM’de alanında uzman öğretim elemanları ile iletişime geçip DEHB hakkında ayrıntılı bilgiler edinebilirsiniz. Bu süreci geçirmiş ve başarılı olmuş başka ailelerden tavsiyeler alabilirsiniz. DEHB ile ilgili kitaplar okuyarak, DEHB’nin ne olduğunu anlayamaya çalışabilirsiniz. Çünkü DEHB’yi anlamanız, çocuğunuzu anlayabilmenin ön koşuldur.

 

DEHB’nin Tedavisi Var mıdır?

DEHB olan çocuklar için tek bir tedavi yöntemi yoktur, kapsamlı bir tedavi yaklaşımı DEHB’in tedavisinde başarılı olmak adına gerekli olan fırsatları sağlayacaktır. Tedavi sürecinde uygulanacak tedavinin bireyselleştirilmesi ve kapsayıcı bir yaklaşımın kullanılması önemlidir. DEHB’nin tedavisi; ilaçla tedavi, anne baba ve öğretmen eğitimleri, çocuğa özel tedavi ve eğitim programı hazırlama, çocuk için ortamların düzenlenmesi gibi başlıklar altında ele alınmaktadır

  • İlaçla tedavi DEHB tedavisinde etkisi kanıtlanmış ve yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. İlaç tedavisine çocuk psikiyatristi tarafından gerek görüldüğü taktirde başlanmalıdır. İlaç tedavisinde önyargılı olmak yerine; uzman kişilerden doğru bilgi alma tedavinin başarılı olma oranını artırabilir.

  • DEHB’li çocukların yoğun olarak okullarda yani eğitim ortamlarında problemler sergiledikleri görülmektedir. DEHB’li çocukların bu problemlerin üstesinden gelmeleri sosyal beceri eğitimi, akademik uyum, saldırgan davranış kontrolü gibi eğitim ortamlarında ve akranları arasında yürütülecek sağaltımları (tedavileri) zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle çocuğun problem yaşadığı alanlarla ilgili "tedavi planı" geliştirilmelidir. Bireyle psikolojik danışma, aile danışmanlığı ve davranış değiştirme teknikleri de tedavide etkili olarak kullanılabilmektedir.

 

DE/HB OLAN ÇOCUĞUMA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİM?

DİKKAT EKSİKLİĞİ İÇİN,

  • Çocuğunuza dikkatini dağıtan şeylerden uzakta çalışması için özel bir alan sağlayın

  • Dikkat problemi olan çocuklar çevrelerindeki uyaranlardan çok çabuk etkilenebileceklerinden konu dışı uyaranları azalmaya çalışın (ses izolasyonu, halı kaplama vb.)

  • Çocuğunuzla konuşurken dikkati sürdürmek için, basit sade ve net cümleler kullanın

  • Çocuğunuzun sizi dinlediğinden emin değilseniz ondan söyleneni tekrarlaması isteyin

  • Çocuğunuza anında geri dönüt ve düzeltme verin

  • Çocuğunuzla konuşurken göz teması kurun ve göz temasını sürdürerek dinlediğinden emin olun

  • Talimat ya da yönerge vermeden çocuğunuza ipucu verin

  • Kısa ve açık yönergeler verin

  • Somut modeller ve örnekler verin yaparak ve yaşayarak öğrenmesi için ortamlar yaratın

  • Dikkat eksikliği üzerine yoğunlaşmak yerine uygun olan dikkat övün ve pekiştirin

 

DÜRTÜSEL DAVRANIŞLAR İÇİN,

  • Çocuğunuz için açık anlaşılır kurallar koyun.

  •  Kurallarla birlikte kurallara uyulmadığında uygulanacak yaptırımları da belirleyin

  • Çocuğunuz için rutinler oluşturun, rutinlerde bozulmalar olduğunda çocuğunuzu hazırlayın ve haberdar edin.

  • Çocuğunuzun davranışları kontrolden çıktığında ya da çevrede çok uyarıcı olduğunda sakice çocuğunuzu bu ortamdan uzaklaştırın. Kısa bir süre çocuğunuzu sesiz bir ortamda izole edin

  • Çocuğunuzun konuşmaları bölmesine izin vermeyin, konuşmaya başlamadan önce kısa bir süre bekletin

 

HİPERAKTİVİTE VARSA,

  • Çocuğunuzun enerjisini yönlendirmek için uygun aktiviteler sağlayın 
  • Çoğunuzun istenmeyen davranışı daha kabul edici bir davranışla değiştirin
  • Hareket halindeki çocuğunuzu çalışma alınana yakınlaştığında ödüllendirin. Çocuğunuz çalışma alanına ne kadar yaklaşırsa ödülleri o kadar belirgin hale getirin
  • Çocuğunuzla görsel işitsel dokunsal becerileri içeren aktiviteler düzenleyin
  • Çocuğunuzun oturma ve hareket etkinliklerini sıralı hale getirin

 

ÇOCUĞUMU SOSYAL VE DUYGUSAL AÇIDAN NASIL DESTEKLERİM?

  • Kuralları birlikte oluşturun ve yazın (kuralların yazılması kurallarla ilgi tartışma yaşanmasını engelleyecektir)

  • Çocuğunuza kuralların uygularken tutarlı olun

  • Çocuğunuzun ev yaşantısında rutinleri olsun yani uyku yemek ders çalışma serbest zamanları önceden belirleyin  (böylece çocuğunuz kendisinden ne beklenildiğini daha iyi anlayabilir)

  • Çocuğunuz sizin verdiğiniz bir görevi ya da sorumluluğu yerine getirdiğinde, bunu ne kadar iyi yaptığı söyleyip, davranış sonlandığında övün

  • Çocuğunuzun çevresini mümkün olduğunca basit tutun

  • Çocuğunuza iyi bir koç ve arkadaş olun

  • Çocuğunuzla iletişim becerilerinizi geliştirin, iletişiminizde az konuşan çok dinleyen taraf olmaya dikkat edin

  • Çocuğunuzun kendine yardımcı olma çabalarını övmeyi ihmal etmeyin